Duyurular Haberler Türk Eğitim-Sen Nevşehir

TÜRK KADINININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI

 

Türk Eğitim Sen Nevşehir Kadın Komisyonu Başkanlığı Türk Kadının Siyasi Haklara Kavuşması ile ilgili yazılı basın açıklaması yayınladı.

TES. Nevşehir Kadın Komisyonu Başkanı Ayşegül Baki’nin yayınladığı mesaj şu şekilde;

Bugün 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü. Bugün Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını tam anlamıyla elde ettiği gün ve bugün kutlu bir gün.

Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların, tarih boyunca erkeklerle aynı haklara sahip olamadıkları bir gerçektir.

Türk tarihinde üstüne düşen rolü yerine getiren ve cesaretini ortaya koyan Türk kadını, tarih sahnesinde bu denli önem arz etmesine rağmen hak ettiği değeri-tarihin bazı dönemlerinde- gittikçe yitirmiş, hak ve özgürlükleri için haklı arayışlarını uzun yıllar sürdürmüştür. Bu arayış Tanzimat’tan bu yana tartışılagelmiştir. Özellikle 2. Meşrutiyet ile kadınlara yönelik hak arayışı hız kazanmış, 1909 yılında Halide Edip tarafından kurulan Teali-i Nisvan (Kadınların Yükselmesi) Cemiyeti ile sesini duyurmaya devam etmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadının toplumdaki önemi ve yeri ile ilgili söylemleri sıklaştıran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1 Ocak 1923 İzmir Kadınlar Kurultayı’nda özetle “Malumdur ki, her safhada olduğu gibi, toplumsal hayatta da vazifelerin taksimi vardır. Bu genel vazife taksimi arasında, kadınlar kendilerine ait olan vazifeleri yapacakları gibi, aynı zamanda toplumun refahı, saadeti için elzem olan genel mesaiye de dahil olacaklardır.” demiştir. Tevhidi Tedrisat ve Medeni Kanun’un kabulü ile sosyal, siyasal alanlarda ve eğitim alanında kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmeye başlanmıştır.

Milli Mücadele’de kahramanlık destanı yazan Türk kadınına 1930 yılında belediye seçimlerine katılma, 1933 yılında muhtar seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Ardından da 5 Aralık 1934 yılında Türk kadını – Fransa, İtalya, Yunanistan, Belçika, İsviçre gibi ülkelerde olduğundan daha önce-  Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklik ile milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. 1935 yılı yerel seçimlerinde 18 kadın milletvekili meclise girerken; bu sayı 2018 seçimlerinde 78 olmuştur. Kadınların siyasi haklarını elde etmelerinde Türk Kadınlar Birliği ve Türk Ocaklarının önemini de unutmamak gerekir.

Daha 1923 yılında “Şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” diyen Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınına daima çok değer vermiştir. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra gerçekleşen inkılaplarla Türk kadını, eğitimden siyasete, sosyal hayattan çalışma hayatına kadar tüm alanlarda hak ettiği değere kavuşmuş, muasır medeniyetler seviyesinin üstünde bir toplumsal düzenin içinde kendine yer bulmuştur.

Yüzlerce yıldır İslamiyet’in sancaktarlığını yapan milletimize yakışır şekilde ülkemiz, bu konuda da diğer İslam ülkelerine örnek olmuştur. Irak’ta 1980’de, Umman’da 1994’te, Katar’da 2003’te, Kuveyt’te 2005’te, Bahreyn’de 2006’da, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2006’da, Suudi Arabistan’da 2011 yılında seçme ve seçilme hakkına sahip olan Müslüman kadınlara karşın Türk kadını daha 1934 yılında bu hakkı elde etmiştir.

Bütün bu nedenlerle Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e ve Atatürk inkılaplarına herkesten önce ve herkesten fazla biz Türk kadınları sahip çıkacağız. Türk kadını kendisine birçok Avrupa ülkesinden ve Müslüman ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanıyan Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” sözünü hiçbir zaman unutmayacak ve Ata’sına daima minnettar kalacaktır.