Duyurular • Haberler • Türk Eğitim-Sen Nevşehir

TÜRK EĞİTİM SEN BAŞKANI TAYFUR URGENÇ; NEVÜ’DE KALİTE BÜROKRASİSİ SORGULANMALIDIR. KAMU KAYNAKLARI NEREYE HARCANIYOR.

TÜRK EĞİTİM SEN BAŞKANI TAYFUR URGENÇ; NEVÜ’DE KALİTE BÜROKRASİSİ SORGULANMALIDIR. KAMU KAYNAKLARI NEREYE HARCANIYOR.

 

Türk Eğitim Sen Nevşehir Şube Başkanı Tayfur Urgenç; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ile ilgili yeni bir iddia ortaya koyarak Nevü’de kalite bürokrasisini sorgulayan ve kamu kaynakları ile ilgili soru işareti bulunan yeni yazılı bir basın açıklaması yayınladı.

 

BAŞKAN URGENÇ’İN AÇIKLMASININ TAM METNİ ŞU ŞEKİLDEDİR.:

NEVÜ’DEN ÇARPICI BİR TABLO:

Geçen yıl Bilimsel Araştırma (BAP) için ayrılan bütçe ile hiçbir uluslararası geçerliliği olmayan özel kalite kuruluşlarına (MÜDEK, FEDEK, DEPAD vb.) aktarılan paralar tamı tamına aynı miktardaydı!

Yöneticilere soruyoruz:

Yüzlerce akademisyenin sabahtan akşama kadar “PUKO döngüsü, girdi-çıktı, sayfa numarası” gibi evraklarla boğuşmasına ve bu devasa paraların bu kuruluşlara aktarılmasına ses çıkarmak aklınıza gelmedi mi? Bu paralarla öğrencimize ve çalışanımıza daha iyi imkânlar sunulamaz mıydı?

Akademiyi kâğıt kürekciliğine ve fonlara teslim eden bu düzene boyun eğmeyeceğiz!

 

ÜNİVERSİTELERİN FON SKANDALI: AKREDİTASYON KURULUŞLARI VE KALİTE BÜROKRASİSİ!

Yükseköğretimde uzun süredir akademisyenlerimizin ve idari personelin omzuna yüklenen, sahada hiçbir karşılığı olmayan ve tamamen kâğıt üzerinde büyüyen “kalite bürokrasisi”, artık Türk akademi hayatının en büyük kanayan yarası hâline gelmiştir. Sayıştay’ın Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) denetimlerinde ortaya koyduğu raporlar; program akreditasyon yetkisinin yasal dayanaktan yoksun bir şekilde derneklere devredilemeyeceğini gözler önüne sermiş, yıllardır süregelen bu çarpık yapıyı bir kez daha ifşa etmiştir.

 

Bugün üniversitelerimizde akademisyenlerin temel görevi bilim üretmek, araştırma yapmak, öğrenciye rehberlik etmek olmaktan çıkarılmış; sabahtan akşama kadar “ölçüt, döngü, girdi-çıktı, PUKO döngüsü” gibi kelime oyunlarından ibaret raporlar yazmaya indergenmiştir. Sadece NEVÜ’de, sorulan bir sorunun sayfa numarasını dahi rapora yazma zorbalığı gibi akıl almaz uygulamaların YÖKAK’ta dahi dalga konusu olduğu bilinmektedir. Akademisyenlerimizin ve idari personelimizin enerjisini tüketen bu süreçler, kaliteteyi artırmak bir yana, sadece kırtasiyeciliği ve şekilciliği kurumsallaştırmıştır.

 

Daha da vahimi, hiçbir ulusal ve uluslararası geçerliliği hukuki olarak tam tanınmayan bu özel kalite kuruluşlarına (MÜDEK, FEDEK, DEPAD vb.) aktarılan devasa bütçelerdir. Öyle ki, sadece Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde geçen yıl Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) için ayrılan bütçe ile bu özel kalite kuruluşlarına peşkeş çekilen paraların miktarı neredeyse aynıdır!

Buradan Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin yöneticilerine (Rektör, rektör yardımcıları, dekanlar ve müdürler) açıkça soruyoruz:

 

Bu kadar kamu kaynağının bu kuruluşlara aktarılmasına göz yumarken hiç mi vicdanınız sızlamadı?

“Bu paralarla öğrencilerimize ve çalışanlarımıza daha güzel imkânlar, modern araştırma olanakları sunarız” diyemediniz mi?

Uluslararası geçerliliği tartışmalı, yönetim kurullarının yapısı ve arka planı soru işaretleriyle dolu olan bu akreditasyon yapılanmaları, Türk akademisinin açıkça fon skandalıdır.

Türk Eğitim Sen Nevşehir Şubesi olarak; akademisyenlerimizin emeklerini kâğıt yığınlarına boğan, üniversitelerin kıt kaynaklarını eli sopalı kalite bürokrasisine peşkeş çeken bu sisteme karşı sessiz kalmayacağız. Bilimi, liyakati ve gerçek kaliteyi savunan tüm eğitim çalışanlarının sesini gür bir şekilde yükseltmeye devam edeceğiz. Yükseköğretimi ve NEVÜ yönetimini bir an önce bu yanlış uygulamalardan vazgeçmeye, bütçeyi tabelaya ve evraka değil, bilime ve çalışanına aktarmaya davet ediyoruz.