Duyurular Haberler Türk Eğitim-Sen Nevşehir

TES. NEVŞEHİR İL BAŞKANI URGENÇ; BİZİM TEK HESABIMIZ EĞİTİM ÇALIŞANLARININ HAKKI VE HUKUKUDUR. MESLEK KANUNUNDA ÇÖZÜMÜN ADRESİ TÜRK EĞİTİM SEN OLACAKTIR.

TES. NEVŞEHİR İL BAŞKANI URGENÇ; BİZİM TEK HESABIMIZ EĞİTİM ÇALIŞANLARININ HAKKI VE HUKUKUDUR. MESLEK KANUNUNDA ÇÖZÜMÜN ADRESİ TÜRK EĞİTİM SEN OLACAKTIR.

 

Türk Eğitim Sen Nevşehir şube başkanı Tayfur Urgenç Meslek Kanunu içerisinde yer alan Öğretmenlerin kariyer düzenlemesi ile ilgili bir açıklama yayınlayarak Türk Eğitim Sen en başından beri sınava karşı, kariyer düzenlemesinin tecrübe ve yıla dayalı bir sitem üzerine bina edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Sınavsız 10 yıl ve 20 yıl üzerinden değerlendirme yapılması fikrinin patenti Türk Eğitim Sen’indir. Meslek kanunu gündeme geldiği ilk günden beri Meslek Kanunun içeriği ve kariyer düzenlemesi ile ilgili Aralık-Ocak ayında ve sonrasında basın yayın araçları ile kariyer düzenlemesinin bu haliyle yasalaşmasının yanlış olduğunu ve tüm il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri önünde kitlesel eylem yaptıklarını ifade etti. Bizim duruşumuz nettir. Hakkımızı alana kadar hukuksal ve eylemsel mücadelemiz devam edecektir. dedi.

 

TBMM’nin açılmasıyla birlikte hızlı ve yoğun şekilde meslek kanununun adına yaraşır şekilde revize edilmesi noktasında gayretlerimizi sürdüreceğiz.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 4 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini ifade eden Nevşehir şube başkanı Urgenç, 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin açıklandığı 23 Ekim 2018 tarihinden itibaren Türk Eğitim-Sen’in meslek kanununun içeriğinin ne olması gerektiği konusunda gündem oluşturduğunu söyledi. Gelinen noktada sadece kariyer planlamasını düzenleyen bir kanunla
karşı karşıya kaldıklarını kaydeden Urgenç, “Teklif, meslektaşlarımızı tatmin etmekten son derece uzak bir hüviyetle kanunlaştırıldı. Ne yazık ki öğretmenlerin muhatap olduğu süreçler bu kanunda yerini bulmadı” dedi.

Tüm gayretlerinin önümüzdeki süreçte meslek kanununun içeriğinin adına yaraşır şekilde zenginleştirilmesi olacağını bildiren Urgenç, hem MEB hem de siyasi partilerle yoğun şekilde temas halinde olduklarını belirtti. TES. İl Başkanı Urgenç, TBMM’nin açılmasıyla birlikte Türk Eğitim-Sen’in hızlı ve yoğun bir şekilde başta kariyer düzenlemesindeki arazların giderilmesi olmak üzere, meslek kanununun adına yaraşır şekilde revize edilmesi noktasında gayretlerini sürdüreceklerini ifade etti.

Herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın;10 yılını dolduran her öğretmenin uzman, 20 yılını dolduran her öğretmenin de başöğretmen olarak değerlendirilmesini istiyoruz.

Uzman ve başöğretmenlik sürecinin ilk olarak 13 Ağustos 2005 yılında Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği ile başladığını ve tüm karşı çıkışlarına rağmen 2006 yılında uzman ve başöğretmenlik sınavı yapıldığını hatırlatan Urgenç, o tarihten bu yana Türk Eğitim-Sen’in tavrında en küçük bir değişiklik olmadığını, bugün de herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın;10 yılını dolduran her öğretmenin uzman, 20 yılını dolduran her öğretmenin de başöğretmen olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.

Türk Eğitim-Sen ekşi yemedi, karnı ağrımıyor.

Kariyer basamakları sınavı hakkında 1-1,5 aydır infial olduğunu söyleyen Urgenç, Türk Eğitim-Sen’e karşı eleştirilerin ise ‘manipüle edilmiş’ eleştiriler olduğuna dikkat çekti. Urgenç, “Türk Eğitim-Sen ekşi yemedi, karnı ağrımıyor. Öğretmenlerin kariyer planlaması ile ilgili gocunacak zerre yaramız yok. Bu nedenle sakın mahcup olmayın. Alnımız dik” dedi.

Bizim tek hesabımız, eğitim çalışanlarının hakkı ve hukukudur.

Yargıya başvurduklarını, eylemler gerçekleştirdiklerini, afişler hazırladıklarını, yazışma ve diyalog sürecinde defaten konuyu gündeme getirdiklerini söyleyen Urgenç, “Kanun kimsenin umurunda değildi. 1-1,5 aydır ne olduysa, Öğretmenlik Meslek Kanunu’na dönüp bakmayan herkes canhıraş şekilde sahaya indi. Siyasi talimatlar ile hareket edenler güya öğretmenlerin mesleki problemlerine sahip çıkıyorlar! Çok net söyleyeyim: Alakası yok. Kariyer basamakları sınavı ile ilgili Türk Eğitim Sen ve öğretmenlerden başka, herkesin başka bir hesabı var. Bizim tek hesabımız, eğitim çalışanlarının hakkı ve hukukudur.

Kimsenin hedefi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Bizim derdimiz ise üzüm yemek. Dolayısıyla bu sorun ya çözülecek, ya çözülecek! Çözümün adresi de her zaman olduğu gibi Türk Eğitim-Sen olacak.” dedi.